Muhakeme
- Mehmet Kaan İLDİZ
- Aug 25, 2018
- 3 min read

"Kendi zihninin mahkemesi olmayanlar yalnızca başkalarının hakimi olur."
Hakim: Düşüncenin ve yaşamın geçiciliği insanı her zaman tedirgin ederken bu geçicilik yine en sıkı tutulan yaşam nedenidir. Bugün burada neden yargılandığınızı biliyor musunuz?
Bir: Biliyorum efendim. Yargısız bir infaz.
Hakim: Bu kadar mı? Bize kendini açıkla.
Bir: İnfazım ilk önce bir unutkanlık ile başladı, ardından yok sayma ve irdelemekten vazgeçmek ile sürdü. Böylece infazımı tamamlamış oldum.
Hakim: Yetmez. Motivasyonunu bilmemiz gerekiyor. Bilelim ki önlemlerimizi alalım.
Bir: Bilmeniz yetmez, bazı cümleleri işitmek yetmez hakim bey. Yaşanmışlık olmadan kifayeler yalnızca hayal gücüyle kurulur. Ben hayallerimle dünyamı değiştirdim.
Hakim: Bu durumda senin dünyanı yargılama yetkimiz var. Ne zaman kendi dünyandan taşıp başka dünyalara zarar verirsen o zaman bir suçlu olursun. Bu suçu hiçbir iyilik ile örtemezsin Sadece unutursun.
Bir: Hayaller kurdum. Hayallerle unuttum yaptıklarımı fark etmeden.
Hakim: Umudu hiçe saymışsın. Şimdi bize pişmanlığını süsleyerek sunma!
Bir: Ben hiçbir şeyi süslemiyorum efendim. Kendime bir çözüm yolu buldum. Sizin süs olarak izah ettiğiniz bu değişim benim için yalnızca bir adaptasyon.
Hakim: Biz durumu nasıl izah ettiğinle ilgilenmeyiz. Sonuçlar senin nerede olman gerektiğini belirler.
Bir: Siz kimsiniz hakim bey? Bana ilgilendiğiniz alanları neye göre değerlendirdiğinizi söyler misiniz?
Hakim: Burada soruları sen soramazsın. Bizim kimlerden oluştuğumuzu söylememde bir sakıncası yok. Ben hakimim ve adım Gerçeklik. Yazıcım ve jüri üyem Tutarlılık. Diğer jüri üyelerim Mantık, Yargı, Adalet ve Külfet. Jürinin sayısı değişkenlik gösterebiliyor. Bu cevap senin için yeterli oldu mu?
Bir: Kısmen. Beni buraya getirmeye nasıl karar verdiniz?
Hakim: Sorularını yanıtlamayacağımı biliyorsun. Bu sorduğun soruya mahsus bir yanıt vereceğim. Nede olsa buraya neden geldiğini bilmek hakkın. Bu yanıt aldığın ikinci soru oluyor... Burada bulunma nedeninin yargısız infaz olduğunu söylemiştin değil mi?
Bir: Evet.
Hakim: Yanlış. Kendine yaptığın hükmü olmayan haksızlık için buradasın.
Bir: Ama ben...
Hakim: Sen haksız değilsin. Sen kendini hiçe sayarak hakkını yok ettin ve en büyük haksızlığı kendine yaptın. Gerçekliğin yani benim seni sorgulamama müsaade edecek kadar bu dünyaya olan algılarını kapattın.
Bir: Sizi anlamıyorum.
Hakim: Biz seni anlamak için toplandık. Bize değişiminin nedenini anlat. Bizde sana bu mahkemenin neden kurulduğunu anlatalım.
Bir: Size anlatacaklarım sınırlı. Benim burada bulunmama neden olabiliyorsanız nedenlerini biliyor olmalısınız.
Hakim: Hakim Sanırım sana kendimizi anlatamadık. Mantık, anlatımı sen yaparsan bu durum daha anlaşılır olur. Mantık: Tabi. Sen kendine haksızlık ettiğin için bizi görmezden geldin. Çevren için bulundurduğun bu duyarlı yaklaşımı kendine hiç göstermedin. Bizi çevreye sunup kendini bu çevreden esirgedin. Bu maske kuşanmanın ötesinde bir yaklaşım. İnsanlara maskeler dağıtıp kendini göstermek istediğin kadar güçlü gösteriyorsun.
Hakim: Yeterli Mantık, teşekkür ederim. Mantık: Ricayı Bir etmeli.
Bir: Söylediklerinize katılmıyorum. Ben kendimi koruyorum. Artık incinmeye fırsat vermek istemiyorum. Tüm bu olan... Hakim: Yeter! Teferruatlı cümlelerin bizi gereksiz detaylara boğuyor. Söyleyeceğin bir şey yoksa kararı açıklayacağım. Bir: Anlam veremediğim bir duruma açıklama sunmamı bekliyorsunuz... Ne saçma!
Hakim: Karar... Mahkemeyi yürüten altı bireyin anlamını haksızlığa sürükleyen kişiye bu altı bireyin anlamını geri kazanması amacıyla sanığa bazı yaptırımlar uygulanacaktır. Bir: Şimdi bu yaptırımları açıklıyorum:
1. Gerçeklik; Zanlının hayal kurması zorunlu ve kaçınılmazdır. Hayal kurmanın önüne geçen maddi veya manevi her engel ortadan kaldırılacaktır. 2. Tutarlılık; Bir durumla ilgili yapılan durumlar hiçbir şahsı içermeyecektir. Tüm söylemler onda kalma amaçlı kullanılacak ve insanlar her zaman koşulsuzca dinlenecektir. 3. Mantık; Akıl sağlığı her çıkarın önünde tutulacak. İnsanlara ve durumlara şüphe duyulmayacak.
4. Yargı; Herhangi bir duyguyu hissederken karar verilmeyecek. Her karar mantık ve nötr duygu halinde verilecek.
5. Adalet; Bu mahkeme karardan önce belirtilen nedenlerle bir daha kurulmayacaktır ve kurulmasına niyetlenilmeyecektir.
6. Külfet; İnsanlar koşulsuzca geleceği taşınacak. Karşılık yalnızca kişinin kendisi tarafından oluşturulacaktır. Medet ummak yasaklanmıştır. Mahkeme burada son bulmuştur.
Bir: Aklımın yöneldiği her yönden vazgeçtim. Yarınlarım dünle birleşti ama bir gün etmedi.
Resim: Mehmet Kaan İLDİZ