Hedef
- Mehmet Kaan İLDİZ
- Aug 9, 2018
- 1 min read

"Elde etmediğin erişmeyi hayal etmediklerindir." diye bağırdı bulutlar. Bir ürperti aldı götürdü beni mutluluklara. Sorduğum ne kadar umut varsa yokluğun dostu, varlığın yancısı olmuş. Doğa kayıplarını en kabul edilebilir hale getirmiş. Tepkileri düşüncelerinin arkasına saklanmıyor. Söyleyemediklerimi söyleyecek cesareti bulduğumda sesimi duyuramayacak kadar uzak kaldım anlatacaklarıma. Çığlık atmam gerek artık, yeniden çalışmam gerek. İlk mesafeyi ben açtım, şimdi nedeni sorgulamanın bana getireceği tek öğreti kendimden neden uzaklaştığım olacaktır. Kendime yaklaşırken bana yaklaşmaya çalışanları göremeyecek kadar kör biri olarak gölgeleri yalnızca gidenlerin üstüme düşürdüğü bir karanlık olarak tanırdım. Dağıttığım güzellikleri aklıma sarsam kendi dünyamın güzelliklerine kapılır giderim. Bazı anların diğer tüm anlardan ayrılarak "Bazı" anlar olarak kalmasının en önemli sebebi algının istediğini filtrelemesi. Cımbızla çekilen sözlerin, düşüncelerin, davranışların, görüntülerin ve dahasının ağırlığı yaşanılan tüm yaşamın karşısında terazideki ağır basan taraf oluyorsa seçiciliğin karşı konulmaz sonucuyla yüzleşmeye uygun cesareti aramaya hazırızdır. Bazı gerçekler toplumun çoğunluğunca kabul edilen en büyük çıkmazlardır. Direnmek istenir, karşı çıkmak istenir ama aranan cesaret bulunamadıkça hiçbir neden öğrenilmez. Nasıl yapılandığını bilmediğiniz bir dünyaya karşı doğar doğmaz kaygılanmak ve yadırgamak oldukça doğal. Yeniliklerin mucizeliği tedirginlik ve korku baskılar, insan kaçarak öğrenir. Fotoğraf: Mehmet Kaan İLDİZ