KİBRİT - BÖLÜM 2
- Mehmet Kaan İLDİZ
- May 15, 2018
- 2 min read

Hem yanımızdan ayırmamamız istenen hemde kullanması yasak olan bu maskeyi elimde sıkarak inceledim. Hatıra ile uzun bir göz buluşmasının ardından maskeyi takmaya karar verdik. Maskeyi takarken yüzümde yoğun bir basınç hissettim. Başım dönmüş olmalı, etrafımdaki kapalı ve boğuk atmosfer rengarenk ve canlı bir hal almıştı. Doğa betonların arasından özünü doğuruyor, ait olduğu yeri geri alıyordu. Büyülenmiş halimi bulunduğum ana getiren Hatıra oldu.
Hatıra: Yetti, kendinde misin?
Yetti: Sanırım, değişimi görebiliyor musun?
Hatıra: Evet , bu işe başlamadan önce bu maskeyi gizlice kullandım.
Yetti: Az önce kafan bu yüzden mi karıştı?
Hatıra: Hatırlamıyorum, az önce ne oldu?
Yetti: Az önce....
Gerçekten az önce neler olduğunu hatırlamakta güçlük yaşıyorum Hatırlamaya çalıştıkca aklım sarsılıyordu.
Yek: Kendinde değil gibisin. Tüm olanları baştan anlatıp sana yardım etmemi ister misin?
Yetti: Hatıra, hemen kelepçeyi getir!
Hatıra kemerinin arkasını yokladı, yanıma geldi. Uzattığı şey bir kelepçe değil bir çiçekti.
Hatıra: Ama bu?
Yetti: Kelepçeler nerede Hatıra?
Yek: Benim cevabım var!
Yetti: Sen sus, Hatıra?
Hatıra: Bilmiyorum efendim. Silahlarımız da muza dönüşmüş.
Yetti: Anladım. Bu maske gerçeklik algımızla oynuyor.
Yek: Bununla kalmıyor, bu maskeyi bir kere bile kullansanız zihniniz bu algılardan bir daha kurtulamıyor. Algılarınız adeta zehirleniyor. Şimdi söylediklerimi inkar edecek misin? Algılarını kırabilecek misin Yetti komiser?
Yetti: Beni hiç anlamamışsın.
Yek: Tabiki anlayamam. Daha..
Yetti: Lafımı bitirmedim. Ben tüm bu yalancı gerçeklikten etkilenmemek için bu mesleği seçtim. Elimize bu maskeleri tutuşturdular. Kullananlarda olan değişimleri biliyordum fakat kendi deneyimim durumu açıklamam üzerine daha fazla an sundu bana.
Yek: Senin hikayeni merak etsem buraya ilk gelen ben olmazdım. Benim yanıma neden geldiğini unutma. Amacını unutan insanları sevmem.
Hatıra: Şuna bak, tutuklanmak için can atıyor resmen.
Yek: Denemek ister misin? Gerçekleri kabul eden insanlara bu dünyada kimse zarar veremez. Hiçbir güç! Algılarında kaybolan sizler sadece anı yaşadığınızı sanarak bencil bir kibirle büyük büyük adımlar atarsınız! Nereye varırsınız? Hiçbir yere! Anlamsızsınız, anlamın unutuluşunun doğallığını anlamayacak kadar ahmaksınız! Anlarınız size ait değil, taklitleriniz anınıza karışıp egonuzu doyuruyor. Gönlünüz bir algı çöplüğü! Sizin rolünüzü bundan sonra ben üstleneceğim.
Yetti: Bizi ele mi geçireceksin?
Yek: Sizi değil, gerçekliğinizi ele geçireceğim. Bir görüş bir zihinden üstündür, siz zayıflıklarınızı göremeyen algı muhafızları olduğunuzu düşünüyorsunuz! Düşünün bakalım, maskeleri bir kez kullandıktan sonra kaybederseniz ne yapacaksınız?
Yek hızlı bir şekilde yanıma koştu. Cebimdeki muzu çıkarıp bana doğrulttu. Bir an için o muzun silah olduğunu anımsayıp geriye zıpladım. Yek arkasına dönüp Hatıra'nın kolundan yakaladı ve kolunu boğazına doladı. Yek boşta kalan eliyle ilk yaptığı Hatıranın maskesini kırmak oldu. Hatıra maskesi kırıldığında yere yığıldı. Hatıra'nın göz bebekleri yerinden çıkarcasına büyüdü. Ağlamaya başladı. Yek belini esnetti, parmaklarını kıtlattı.
Yetti: Gerçeklerden söz eden adamın çözümü bu mu?
Yek: Siz çözümü yanlış algılarda buldunuz. Ben çözümü gerçekte buldum. İsteseniz de istemeseniz de gerçek hiçbir zoraki yanılsamayı kabullenmez. Siz neyi görmek isterseniz isteyin. Gerçekler zaman daraldıkça sıkıştırır bilincini. Nefesini alırken sonsuzluğu düşünürsen anda kaybolursun. Biz Hatıra ile gidiyoruz. Söylemek istediğin bir şey var mı?
Konuşmak istedim fakat bedenimi kontrol edemedim. Olduğum yerde kilitlendim. Hatıra göz yaşlarını sildi. Ayağa kalktı. Etrafını izledi ve bana yaklaştı. Kısık bir sesle.
Hatıra: Yanılıyormuşuz... Bu yaşam bize ait değil. Bu maskenin geldiği yeri bulmamız gerek.
Yetti: Ne söylüyorsun Hatıra? Bu maskeyi kullandığımızı söyleyeceğiz birde kaynağını mı araştıracağız?
Hatıra bana yanıt vermedi, Yek'in yanına yürüdü.
Yek: Biz gidiyoruz Yetti, sen bizim yok olduğumuzu göreceksin, biz yürüyor olacağız.
Yek'in yüzünde bir gülümseme ile gözlerimin önünde paramparça oldu. Hatıra da küle dönüştü. Mücadele ettiğim algılarımla karşı karşıya kaldım.
Fotoğraf: Mehmet Kaan İLDİZ