top of page

Duvarlı Köyün Kemancısı

  • menekseyukksel
  • Aug 29, 2020
  • 2 min read

Yalnızca birini nasıl seçebiliyorsunuz? Bir tek kadınla, bir tek evde, bir toprak parçasının üstünde; bir manzarayla, bir ölüme doğru yaşıyorsunuz. Sonra önüme sınırsız tellerden oluşan bir kemanı itip bu tekdüze yaşamda sınırsız bir müzik yapmamı bekliyorsunuz. Benim dünyamda sınırlı teller var. Dolayısıyla sınırlı bir müzik yapabilirim. Gördüğüm manzarayı, gördüğüm kadını anlatabilirim. Ama siz benden sonsuzu sunmamı bekliyorsunuz. Dışarının muazzamlığını görmediniz mi? Yükselen evlerle birlikte alçalan insanlar, yavaşlayan duygulara inat hızlanan savaşlar… Ben bunların müziğini yapmayı bilmiyorum. Daha doğduğum dört duvarın çevresinde bir taş olamamışken kalkıp bir de kaldırımda ezilemem. Ben burada doğdum, bu dört duvarın ardından geçti gitti dünya. Bazen birkaç his düştü üstüme. Tatları güzel olsa da bana fazla geldi. Her zaman arzularla kavrulan bir dünya için iki duvar arasına sığacağımdan fazlası olamadım. Tek bildiğim müzik yapmakken şimdi onu da elimden almak istiyorsunuz. Sonsuzluk için çok sınırım ben. Tek bir seçim yapamam. Bir manzara ile bir kez ölemem. Manzaralar yaratıp, anlarda ölmeyi yeğlerim. Bu şekilde yaşamayı öğrendim. Sınırların sonsuzluğunu yaşamayı bilirim. Çok güzel bir kadını anlatamam, çirkinlikleri vurur gözüme. Uzun bir yolculuğa çıkamam, tabanlarım çivilenir başlangıç çizgisine. Yoğun bir parfümü içime çekemem, ciğerlerim isyanın ötesine geçemez. Sınırsız telli kemanla sınırsız müzik yapamam, sonsuzluk hiçlik getirir anca. Bu dört duvardan ayrılamam. Dünyanın benim için de var olduğuna inanamam.


Tek seçimlerinizle çoğullara koşmak için keman yaylarını itiyorsunuz önüme. Gitmeyi bu kadar istediğiniz yer hakkında hiçbir fikrinizin olmayışı korkutmuyor mu sizi? Sonsuzluğun ne olduğunu bilmeden, kemanın yaylarının size yardım edip etmeyeceğini bilmeden bekliyorsunuz duvarımın ardında. Ben tek bir seçim yapamam, bu seçim sonsuzluk dahi olsa. Sonsuz tellerden sonsuz acı savrulurken, ardımda sizi fare sayamam. Kendimi sınırsız olmayan bir keman çalarak harcadım. Var olmak, sonsuz tel için bile kel perçemine benzer. Kabuğumdan dışarı çıkmak, bir bilinmeze yol almak özellikle de sizin için; bunu yapmak istemiyorum. Dünya sizin için varken ben yok sayılmanın dışında bir varlık olamam. Sonsuz tellerinizin gösterdiği yol ile duvarlarımdan yükselebilirsiniz. Ben kavalcı olmanın müziğini bilmem.


 
 
 

Comments


Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page