İşaret Mektubu
- Kadriye Yağmurcu
- Jun 16, 2020
- 1 min read

Sevgili Arkadaşım,
Etrafına bakman için değil, görmen için yazıyorum bu satırları. Çevrendeki olaylar sana bir hediye veriyor. Ayaklarının altındaki her taşın bir anlamı var aslında. Sen, taşların hangilerinden etkileniyorsun, hangilerinden kaçıyorsun ve hangilerine yöneliyorsun önemli olan o.
Hayat, akışa sürüklediğin anlamlarla devam ederken, yanında götürdüklerinle şekilleniyor. Eğer hayatı sorguluyorsan, doğru yoldasın. Sorguluyorum ama hedefe ulaşamadım dediğini duyar, yüzündeki hafif tebessümü ise görür gibiyim. Sen sadece doğru yolda olduğunu bil, yeter.
Her zaman mutlu olmak zorunda değilsin. Her zaman çevrendekilerle anlamlı sohbet edebilmen de söz konusu değil inan ki. Düşünmek bu hayatta yaptığın en anlamlı eylemlerden biri değil mi? Düşünmeni istiyorum. Düşünen insan er ya da geç çevresindeki işaretleri fark eder. İşaretlerin aslında her yere dağılmış durumda. Sadece senin onları görebilmene ihtiyaçları var.
Durma, devam et. O zamanki kendine bir güzellik yap ve teşekkür et. Eğer kendine teşekkür edersen, dünyadaki her şeyi affedebilirsin demektir. Süreci sorgulamadan deneyimlemek de affetmenin bir ürünüdür, unutma!
İşaretlerin sana ihtiyacı olduğu kadar, geçmişin ve geleceğin de sana ihtiyacı var. Onlarla kucaklaş ve neler yapabildiğini gör. Daha önce de yapmadın mı zaten? Sen üzüldün, sen atlattın, sen affettin ve sen barıştın. Hatalar da yaptın üstelik. Bak gördün mü? Ne kadar çok şey yapabiliyorsun.
Şimdi, barışma çanları senin için çalıyor. İşaretler seni düştüğün taşlardan kaldırmak için sabırsızlanıyorlar. Kalk yerinden, görmek için adım at.
Sonra da serüvenini benimle paylaş.
Çünkü arkadaşlar bu günler içindir.