Bu kadar anlamsız
- Ahtar Edebiyat
- Jun 5, 2020
- 1 min read

'Yaşamak, acı çekmektir. Hayatta kalmak ise bu acıda bir anlam bulmaktır.' der Nietzsche.
Hayata anlamlar yüklemeye çalıştığımız her an, sırtlandığımız ağırlık da artmaya başlıyor. Acı çekiyoruz ve olgunlaşıyoruz. Belki de olgunlaşmamız için acı çekmeye ihtiyacımız vardır diyoruz. Bazen ölümü arıyoruz ancak ölüm yanımızdan kıl payı geçince yaşama sığınmaya çalışıyoruz. Bu kez yaşama sığınmak için nedenler arıyor, kendimizi sonsuz bir arayış döngüsüne sokuyoruz.
Nelere sığınıyor ve nelerden vazgeçiyoruz. Doğrular ve yanlışlar arasında seçim yapmaya çalışıp, an'ın akışını yitiriyoruz. Sırtlandığımız yükler bacaklarımızı yoruyor. Bir köşeye çekilip oturuyor ve ağırlığı hafifletmeye çalışıyoruz. Yorgunluğu azaltmaya, azalttıklarımızı yok etmeye çalışıyoruz.
Acılara anlam vermek, yanacağını bile bile ateşe dokunmak gibi bir şey olmalı. Acıdan başka bir şey düşünmek isteyip yine de acılarda gizli anlamları aramak gibi.
Bizi biz yapan şeyler acılarımızsa eğer neden acı çekmekten, ağlamaktan, sevmekten ve sevilmekten bu kadar korkuyoruz?
Acılarla hayatta kalıyorsak eğer neden yaşamda bu denli yorgun düşüyoruz ?
Susturulamayan düşünceler var ve bu düşüncelerin çığlığında uyumaya çalışmak çok anlamsız. Acılarda saklı ise anlamlar, neden her şey bu kadar anlamsız?