top of page

Yakın Bütün Kağıtları

  • Kadriye Yağmurcu
  • May 31, 2020
  • 1 min read

Yakın bütün kağıtları, çivisi çıktı insanlığın. Durmak bilmeyen yozlaşmışlığımızın ürünleri üşüştü başımıza. Çeşmeler akmaya devam etti hoyratça. Onlar özgürlerdi. Peki ya biz?

Kapatın bütün ışıkları, görmeyi bilemedik. Bir adım öteye gidebilecekken, geçmişin taşlarında ayaklarımızı acıttık. Menfaatlerimiz vurdu yüzümüze. Onlar bencillerdi. Peki ya değerlerimiz?

Kısın sesini her konuşulanın, dinlemeyi beceremedik. Öğrendik sessizliği. Akışa dahil olmak zorunda kaldığımızda en yakınımızı bile kaldıramadığımızı anladık. Benliğimizi ifade etmeye çalıştığımızda, onunla ne kadar iletişim kurabildik? Sesimizi duyuramadık ya da bizi dinlemek istemediler.

Kaldırın bütün aynaları, hakikat sadece yansımalarımızdan ibaret değil artık. Fark edemedik. Karşımızdaki surete inanmak istedik, korkular nüksettiğinde kendimizi tanıyamadık. Özgürlüğün aynasına bakıp da kendimizi bulamadığımızda ne düşündük?

Kapatın bütün ağızları. Vezir ve rezil kavramlarını öğrendik. Onlar konuşmaya devam etti, inandık. Konuşan suretlere yanlış anlamlar yükledik. Eksikliklerimizi giderdiğimizi sanarken, inanarak uçurum açtık. Çevremizde dönen oyunlara baş kaldıramadık, dişlerimiz döküldü.

Yakın bütün kağıtları!

Çivisi çıktı insanlığın.

Hakikati göremedik.

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page