MASALARA DERT ETTİKLERİM
- İlayda Çetinkaya
- May 31, 2020
- 1 min read

Gerçek bir rengin tam ortasında duruyorum
Zamanı yazık etmekler var
Yakarak dolaştığım bu viranelerde
Özlediğim birkaç isim oluyor
Birden bire, desem de inanmıyorum
İnsan önce kendine yalan söylemeli.
İskender’i arayan ruhum Cihangir’e veda ederken
Kolay masalara dert oluyorum
Yumuşak içilen alkollerin son yudumunda
Adı anılan son kişi
Sensen eğer
Ayıpların sonu oluyor.
Hayat, uykunun son evresi olduğu dönemlerde
Adını haykırıyor duvarlara.
Duvarlar, sessiz.
Şimdi haydi oldu da,
Ben seni sevdim diyelim
Hayal kurmak şiirlerde bedava diye
Bir aşkın kenarından geçerken hızlıca
Nitekim erken belki
Arka bahçedeki yalnız topa bakıyorum
Acaba bir yalnızlık ne kadar sürer?
Dünyanın en küçük sayılan yüreğinden
Uzayın sonsuzluğuna sığınmak isteyen
Nice çocuktan sadece biriyken üstelik
Yanlış yerlerde hebalık törenleri düzenleniyor
Kanayan yerlerini görüyorum
Önümde duran geleceğin.
Yama yapacak yerlerim sızlıyor
Şiddet nöbetleri,
Kalbim çok çabuk kırılıyor
Bunu fark edince daha da
Kırılıyorum ki kırılmak kere
Derken,
Kırgınlık döngüm başlıyor
Yaşımın en kritik çağında.