top of page

Deniz Kabuğu

  • Gonca Demirtaş
  • May 30, 2020
  • 1 min read

Her şeyi olduğu gibi bırakıp kendimi biraz anlatmak için geldim. Biliyorsun bir kabuğum var. Kırmak için tonlarca çaba sarf edip, kırmak yerinde dursun çatlatamadığım içinde sıkışıp kaldığım bir kabuk.

Keşiş yengeçleri gibiyim, deniz kabuklarını evim olarak benimseyip onlarla kendimi korurum. Ben büyüdükçe ve kabuk artık bana dar gelmeye başladıkça, daha büyük bir kabuk bulup ona sığınmam gerektiğini hissediyorum. Fakat son sahiplendiğim kabuk bana ne kadar dar gelirse gelsin ne ondan vazgeçebiliyorum ne de onunla yaşayabiliyorum.

Kabuk nefesimi kesiyor, büyümeme engel oluyor ancak yapabileceğim tek şey ondan vazgeçebileceğimi kendime inandırıp daha büyük bir kabuk aramaya koyulmak.

Peki, neden korkuyorum?

Kabuğumdan kurtulduktan sonra yeni bir deniz kabuğu bulamayıp, kabuksuz bir yengeç olup yok olmaktan mı?

Yoksa bulduğum kabuğu benimseyemeyip yeni arayışlara yol açmaktan mı?

Sanırım yenilenmekten ölesiye korkuyor, yenilenmeyip eskisi gibi olmaktan utanıyorum. Karaya vuran deniz kabuklarının peşine diğerleri gibi gitmek istemiyor ancak ilerlemedikçe kendime yetemeyeceğimi biliyorum.

Bulunduğum konumu kendim belirliyorum ve bazı belirsizliklerin yarattığı boşlukta kendimi kaybetmekten korkuyorum. Fakat biliyorum ki insan kendini kaybetmedikçe bulamıyor yine kendini...

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page