Dağ Çiçeği
- Sümeyra Özben
- May 19, 2020
- 1 min read
Saat 7.20 gün için erken yaşamak için geç. Her şeyi batırmışlık rehaveti var üstümde, o rehavet bir kere yapıştı mı üstüne hiçbir şey eskisi gibi olmazmış. Saat 7.21 öğle arası annemle yediğim turşulu yemeğin sevinci var kuşlarda. Bilmenin de ötesi varmış, bilmeninde ötesindeyim. Pencereyi araladım ışık süzmesi doldu odaya, oysa ben güneşin kendisi olmak istemiştim. Perdeyi çektim düşmesin diye annemin sıkıştırdığı gazete parçası düştü yere. Sesler boğuk uçak mı matkap mı bilemedim. Sahi çivi çiviyi söker miydi? Yoksa bu da beceriksiz bir marangozun bahanesi miydi?

Duygularım zaman aşımına uğramış bugün. Bugün de -mişli geçmiş kullanıyorsun, artık senin için bütün zaman dilimleri geçmiş. Üzgünüm, pencerenden havalanamadım göz göze ulaşamadık güneşle ayın saklı gölgelerine. Bir dağ çiçeğiydin kimseye yansımayan, koparılmayan ama var olan. Bir dağ çiçeğiydim belki de bir anadolu bozkırı ama şunu bilirim ki hiç janti paketlerdeki ruhsuz orkidelerden olmadım. Çölle okyanusun birleştiği yere selam götür..