top of page

Zaten Düşünülmüş

  • Mehmet Kaan İLDİZ
  • May 4, 2020
  • 1 min read

A: "Şimdi insan dediğin şey düşündüklerini özgünleştirmek için çabalayan bir varlıktır ve bu çabalayışı ile dünyadan yok olan tek canlıdır."

B: "Katılmıyorum, insanı var eden yok oluş çabasıdır."

"Farklı noktalardan bakıyoruz ama söylemek istediklerimiz aynı." "Hayır; söylemek istediklerimiz aynı olsa da bakış açılarımızın farklı olması bizim farklı görüşlere sahip olduğumuzu gösteriyor. Aynı görüşü farklı açılardan ifade etmek de pozitif bir ayrımcılık sağlıyor fakat ifade edildiği gibi pozitif bir etkileşim gerçekleşmiyor." "Ne yapacağız o halde hepimiz aynı cümlelerle düşünüp anları aynı duygularla mı paylaşacağız?" "Tabiki hayır, sadece bunun farklılığının pozitif ya da negatif bir yönü olmadığını ifade etmemiz gerekiyor. Yani farklı bir görüşse farklıdır, sana karşı ya da seninle aynı görüşe sahip olsa da farklıdır. Bu farkları anlamazsak derin düşüncelerden uzaklaşıyoruz. Sonrasında ne oluyor biliyor musun? İnsanlar detaylı düşünmekten vazgeçiyor. Kullandığın dijital kaynaklar, kurduğun iletişim dili ve daha bir çok eylemin basitleşmeye başlıyor. Bundan sonra tüm yenilikler ve farklılıklar sana korkutucu gelmeye başlıyor. Sahip olduğun kariyere alternatif bir kariyer üretmek herkes için çok korkutucudur; sıfırdan başlamanın lezzetinden korkar mısın? Yeni bir çikolata denerken korkmuyorsun? Arada bir fark var mı? Bence kendine saygılı ve gelişimini doğru değerlendiren biriysen yok. Yani bir alanda uzmanken diğer bir alanda amatör olarak kalmak çoğu kişinin zoruna gidiyor. Uzman kal ama en iyisini yap kavramı tüm bu basitleştirmeden yola çıkarak bizim güvenli alanlarımızı oluşturuyor. En azından ben öyle düşünüyorum." "Yahu sana da hiçbir şey sorulmuyor, tüm düşünceleri bağlıyorsun birbirine." "Ne yapayım, elimden gelse tüm düşüncelere ayrı bir yer açarım zihnimde ve hayatı olduğundan daha uzun gösteririm. En azından kendime."

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page