top of page

Ufak Takas

  • Mehmet Kaan İLDİZ
  • Apr 24, 2020
  • 2 min read

"Size bir teklifim var fakat bu teklifi işiten sizlerden başka kimse bilmemeli. Yanımda çok kıymetli eşyalar var. Hangisini tercih edersiniz bilmiyorum fakat bu eşyalarının her birinin kendine özel getirdiği bir sorumluluk var. Bunlar size yük gibi gelebilir fakat bu sorumluluklar sizi mutlu bir insan yapacak. İzninizle ürünleri açıklıyorum:

Kum saati: Tutuş açına göre zamanın akış hızını yönetebildiğin bir ürün. Bu ürünü alırsan yaşam senin kontrol ettiğin akış doğrultusunda devam edecek. Bu hızla mutlu anlarını uzatabilir, mutsuz olduğun zamanları çabucak geçirebilirsin. İçindeki kum taneleri zamanı her yönettiğinde 1 adet

azalır. Kumların bittiğinde bu saat yok olur.

İkinci ürün! Cetvel; bu kare şeklindeki cetvel ile istediğin nesnenin boyunu değiştirebilirsin. Yani, aslında bu kadar. Bunun kullanım limiti yok.

Evet... İşte son şaheser! Dev bir oyun hamuru. Bu hamurdan ufak bir parça koparıp şeklini vermek istediğin nesneyi sesli olarak söylüyorsun. O da söylediğin şeye dönüşüyor. Bu ürün beni özellikle çok heyecanlandırıyor. Şimdi söylüyorum. Dürüstlük!.. Hay Allah... Sanırım yanlış bir kelime seçtim. Tamam tamam tekrar deniyorum. Adalet! Bu hamur kurudu sanırım. Yumuşak bir parça alıp tekrar deneyelim. Kurtuluş! Hayır hayır bu da olmadı. İnsanlık! Güven! Özlem! "

Hasan: Metin abi, o dediklerin bu hamurdan çıkmaz. Başka bir yol denemek lazım.

Metin: Yapma ya yıllardır deniyorum, şu ürünleri bir türlü satamadım.

Hasan: Olsun Metin Amca. Tekrar denersin. Bir gün mutlaka bir alıcı bulacaksın.

Metin satmaya çalıştığı ürünlerle bakkalın önünden uzaklaşır.

Kemal: Hasan bu adam ne zamandır buraya geliyor?

Hasan: Ben bildim bileli burada abi. Tüm ailesi birinin kurduğu komplo üzerine hapse atılmış. Ne yapmış etmiş bu adam ailesini kurtaramamış. O günden beri bu halde.

Kemal: Beklesene bir dakika. Metin! Ben o hamuru almak istiyorum.

Metin hevesli bir şekilde bakkalın önüne geri döner.

Metin: Buyrun.

Kemal: Hamuru diyorum, satın almak istiyorum

Metin: Olmaz, o artık satılık değil.

Kemal: Hayırdır ne oldu bozuldu mu?

Metin: Benim sattığım ürünler benim inandıklarıma inanmayanların gözünde çalışmaz. Sizlere hamuru satamam. Kolay gelsin.

Metin geri dönmemek üzere bakkalın önünden uzaklaştı. Uzaklaşırken kendi kendine söylendi.

"Zaten inansan da tesir etmiş düşüncenin fikrinden kurtulamazsın."

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page