top of page

BEYAZ

  • Kadriye Yağmurcu
  • Sep 21, 2019
  • 1 min read

Zaman doluyor, uzlaşma vakti geldi çattı. Ya kendinle uzlaşacaksın ya da çevrenle. Zaman geçerken fark etmedin ki hiçbir şeyi. Değişimin ne kadar zor olduğunu, bazı şeyler için değişmek zorunda kalacağını ve artık sen, sen olmadığında bir şeylerin de ne denli değerli olacağını sorgulamadın tabii.

Kimse seni anlamadı, anladığını düşündüğünde de yanlış yorumladıklarını fark ettin. Yalnız başına kaldın ve sonra yalnız kalamadığını düşündükleri için üzerine gittiler. Belki beyaz kadar yalnızdın. Belki de o zamanki Sen’e bir güzellik yapmamıştın henüz. Nereden geldiğini unutmuştun, toydun, içinde bitmek tükenmek bilmeyen bir sevgi vardı, karşılıksız bir sağduyu ve daha başkaları... Hala toysun.

Nereden geldiğini hatırladın mı? Ne ile yüzleştiğini ve nelerle savaşarak neler kazandığını anımsıyor musun? İnsanlarla ortak paydada buluşmadığında mı geliyor aklına bunlar? Sen de en az beyaz kadar korkaksın, beyaz kadar savunmasız, beyaz kadar güçlü ve beyaz kadar heybetli. Hem de Moby Dick ve Albatros kadar beyaz... İşte onun kadar yalnız ve tek.

Buralarda bir şeyler susuyor tam da şu anda. Sen de susarsan kimler konuşur sonra? Bilirim uçurum ararsın kanatlanmak uğruna, lakin bulamazsın. Sen de beyaz kadar yalnızsın işte.

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page