top of page

Yapıcı İtiraz

  • Mehmet Kaan İLDİZ
  • Sep 11, 2019
  • 2 min read

Tıkandığımı hissediyorum. Kimsenin bilmediği bir gölde boğuluyorum. Son nefesimin kabarcıkları gözlerimin önünden geçiyor. Her baloncuğunun yansımasında başka birini görüyorum. Rahatlıyorum, rahatlıyorum çünkü endişe edecek vaktim yok. Tüm vaktimi beni boğan bu denizi büyütmeye harcadım. Bu fedakarlığın sonucunun bu olacağını tahmin etmeliydim.Uyandığımda üzerimde ufak bir tavşan vardı. Denizden kıyıya sürüklendiğimi söyledi. Beni öksürtmek için çok çabalamış, benden yanıt alamayınca göğüs kafesime bastırarak ciğerimdeki suyu boşaltmış. Tavşana teşekkür edip ayağa kalktım.

İçinden kurtulamadığım gölü uzun uzun izliyorum. Sabrımı bakışlarıma hapsediyorum. Büyütmek için akarsu bulamadığım bu göl birçok canlının hayatına destek oluyor. Onu neden büyütemiyorum? Halinin arkasında bir istemsizlik gizli ama ben bunu yalnızca içinde yüzerken hissediyorum. Kendini anlatmak istemiyor mu? Suyun içinde onu nasıl dinleyeceğim? İçinde yüzmemi istemiyor mu? Yanıtsızım. En nihayetinde su taneleriyle var olmuşum. Kendi kendimle konuşuyorum, seninle neden konuşamıyorum? Benden sakladığın bir şey olduğuna eminim. Benden kaçamazsın. İster taşa toprağa karış ister havaya. Yine bulurum seni, yine aynı kararlılıkla bakarım dalgalanmayan yüzeyine. Seni yanlış anlamamak için yüzeyini dalgalandıran rüzgarları engellerim. En nihayetinde seni sen olarak görmek istiyorum. Çakıllarının hepsini çıkarırım, saf halinle kalman için. Hayvanları yaklaştırmam, bütün faydalı niyetlerimden vazgeçerim. Tükenen iyilikleri durdurmak kötülük müdür? Sen tükeniyorsun, varsın beslenmesinler kitlenden.Susuzluktan tükenene dek yanında bekleyeceğim. Son nefesimle seni içip içimde saklayacağım. Tüm hücrelerim seninle dolacak. Çatlayabilirim, yürüyemeyebilirim ama seni izlemenin ötesine geçeceğim.

Tüm gölü toprağa bir damla bile damlatmadan içtim. Her yudumumumda ruhum ağırlaştı vücudum hafifleşti. Şeffaflaştım, kollarımdan akan kanın seyrini takip edebiliyorum. Gözlerim artık renkli görmüyor, renkler zihnime karışıyor. Tüm gördüklerimden ne hatırladıysam onu renkli görüyorum. Rengini bilmediklerim affetsin. Ayağa kalkmak istediğimde ayaklarımın nefes aldığını hissettim. Ciğerlerime dolan nefes tüm vücudumu şişiriyor. Yere bastığımı sandım fakat istediğim yüksekliğe erişemedim. Ayaklarım vücuduma karışmış, zihnimle yürüyor. Tüm bedenimin sadece tek bir fonksiyonu var gibi hissediyorum. Yek bir nesnelliğin sonsuz yetisini nasıl ifade edebilirim? Bu bedenle nasıl yürüyebilirim? Adım atmayı ilk düşündüğümde gölle bir oldum ve tüm göl çukurunu doldurdum.

Ne rüzgar görüyorum ne de yağmur. Tükenmemek için direniyorum. İçime çakıllar dolsa da debim yükselse... Çevremdeki toprakları ve canlıları beslemek istiyorum. Kendimi tüketirken büyümek istiyorum. Bu tezatlıktan kurtulmak için daha çok yağmura ihtiyacım var. Bugün yanıma biri geldi, dalgalanmak için çok uğraştım, rüzgar beni yine yüz üstü bıraktı. Şanslıyım ki sıcak havadan bunalmış. İçeri girip yüzmeye başladı, biraz yorgun görünüyordu. Kollarımı açtım ve ona sımsıkı sarıldım. Farkında olmadan farklılığımla birini boğdum. Kendimi ifade edemiyorken yalnızca içimde yüzenleri hissedebiliyorum. Kendimi ifade etmek için yolculuğa çıkmak istiyorum, doğanın içine karışmak istiyorum...

 
 
 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page