Kumaş
- Mehmet Kaan İLDİZ
- Jul 9, 2019
- 1 min read

Ruhumu çekiştiriyorsun. Nefessizliğimi tüm cümlelerimde hissediyorum. Soluklanmama izin vermeden aklıma karışıyorsun. Bu gergin ve heyecanlı hisse bir yer bulamıyorum. Devamlı bir devinim içinde aklıma bir kıyafet ördüm. Ne dikiş bilirim ne kumaş türü; sadece zihnimi saracak bir şeyler buldum.
Duygu durum ifadelerinden vazgeçtim. İnsanları durumlarda görme yetimi kaybettim. Artık kendimi ruhlarda ruhları aklımda görüyorum. Zihnimden taşana dek bu birikintiyi büyütmeye çalışıyorum. Zihnim devamlı genişleyen bir nehir ve o nehir bir sonsuzluğa akıyor. Ne suyun akış hızını bilirim, ne de sonsuzluğun ne olduğunu. Vazgeçmeden önce başlıyor her şey. Vazgeçme fikri olmasa düşündüğüm yerde kalacağım. Kaldığım yerlerden sıyrılarak sonsuzluğun tanımını kendi adımlarımla genişletiyorum. İçim içime sığıyor ama bu sonsuzluk kavramına hiçbir insan bedeni sığmıyor. Bu boyutsuzlukla ben baş edemem, sınırsız bir hayal gücünün boyutunu sonsuzlukla eşleştiremem. Soyut kavramları birbiriyle yarıştıramam; bu yüzden ben koşarken ruhumu çekiştirme...