
Her yolun denenmiş olması bulunulan yolun miladını doldurduğu anlamına gelmektedir. Her çözümün, insana huzur getirmemesi oldukça normal. Hedefler ilk unutulan tutkulardır. Varılmadan anlamı unutulan seferlerde kendini tanımaya çalışmak nafiledir. Nerede bulacağız kendimizi. Cevabını bilmediğimiz sorularda bulacağız. Yanıtlara ihtiyaç duyulmayan sorular insanın kendini tanımasına açılan ilk ve en ferah kapıdır. Sorulan sorular kısaldıkça bu kapı daralır ve yaşamı sürdürmelk daha zor bir hal alır.
İlk başta insan çaresiz sanılır. Sonra buluşlar ortaya çıkar. Kendini sınırlayaran geliştiren bir varlıktan düşünmeden yaşamayı bekleyemezsiniz. Düşünmenin tekil bir eylem olarak sürdüğü zihinlerden de eyleme yönelik bir dürtü göremezsiniz. Beklenti sorulamayan sorularınızın vücudunuzdaki istemsiz hareketlerle dışarı yansıyan en savunmasız istandır. Zaaflarından kendini savunabilen biri bunların farkına varmış olsa da kendini kontrol etmek istemez. Hayat kontrol edilmediğinde hissedilir. Zaman cebimdeki sayılar... Taşıması öylesine kolay ve farketmesi öylesine zor ki ancak ihtiyacımız olduğunda varlığını hatırlıyoruz. Zamanı başımızın üstüne koyarak mı ilerlemeli? Zaman: Farkına erkenden varıp düşürmeyecek kadar dikkali , kazanılan deneyimle serbestçe düzenleyecek kadar rahat taşınmalı.
Rahatlığı zamandan yana olanlar kendini aynalardan görmek yerine dışarıdan görür. Aynalarla sohbet etmek, gezmek, eğlenmek yalnızca zaman ziyanıdır. Ortaklığın özü farklılıkların birleşmesinde. Birbirini eşleyen yaşamlar zamanın hızlı geçmesinin verdiği hüzne karşı birbirlerini avutur. Nafile çabaların esiri zihinler sabrın içindeki huzuru görmezden gelir ve zaman geçtikçe yaşama olan inancını kaybeder.
Fotoğraf: Mehmet Kaan İLDİZ