top of page

Arada kalan sessizlik

Mehmet Kaan İLDİZ

Anlatmak isterken dilinizin kıpırdayamadığı konulardan vazgeçmeliyim. Beynime yanıt vermeyen dille ne anlatabilirim. Kimle çalışıyor bu namussuz? Tabi: yağlamalar yıkamalar, iltifatlar yüceltmeler... Bunlarla süsleyin dillerinizi. Kalitesiz bir ürünün satılması için gereken şey güzel bir paket. Satabildikten sonrası mühim değil. Kelimeler satılık mıdır? Söylenen her söz kalbimiz ile beynimiz arasındaki pazarlık sonucu. Her zaman yolunda mı gidiyor? Gün geliyor kalp arkadan vuruyor beyini, yeri geliyor beyin kurnazlık peşine düşüyor. Hangisinin yanında olmak gerek? Hiçbirinin. Tarafsızlığın tek işe yaradığı yerdir beyinle kalp arası. Orası da gözlerdir, bakışlardır sözlerdir. Hayatta yaşadıklarımdan öğrenmek yerine bunları üstüme sindirmeyi istedim. Eğer üstüme sinerse yaşadıklarım, öğrenmeme gerek kalmaz. Yanımda tutarım yaşadığım ne varsa. Canımı sıkabilir, suratımı düşürebilir. Böyle zamanlarda kalbin yaptığı kurnazlıklar koşuyor yanıma, gelince sesini çıkarmıyor. Beyin yapsa bunu, anlatır. Bunun bunun için yaptım abi/abla der. Kalp ne desin, güç onda. Ben seni yaşatıyorum ulan ben! Hadi? Hadi itiraz et yaptıklarıma! Edemezsin, karşı çıkamazsın kalple düştüğün çukura. Acısı zevkli, sonrası sessiz. Beyin ne yapar, o tehdit eder mi? Edebilir. Ben çalışmazsam, sen bu cümleleri yazmayı bırak düşünemezsin! Kalbin ne olduğunu ben öğrettim sana! Beyinle inilen çukurda çıkış yolu vardır, pişmanlıklarla. Diyorum ki, insan en başında doğmuş. Anlaşılmazlıklarla...

 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page