top of page

Tazelik

Mehmet Kaan İLDİZ

Bir zaman birileri varmış, geçmişle arası bozuldukça geleceğe kaçarmış. Bu kaçışı kim fark etse uyarıyormuş kendisini. Oda bu uyarıyı duydukça ana dönüyor, gözle görülemeyen engellerin arkasına sığınıyormuş. Görüldüğünü bilmeden kendisini görünmez sanıyormuş, ahmak. Karmaşasını zaman içinde kaybediyor ve bu karmaşayı unuttuğunda tüm problemleri çözüldü sanıyor, unutuyor. Unutuldukça dünler yarın kıymete biniyor. Unutulmanın ve unutmanın kıymetini öğreniyor insan. Hem bu kadar acı verici hem de o kadar umutlandıran bir his ki bu korkarak onu tanımaktan kaçıyoruz. Mesafenin büyümesiyle korku azalırken merak artar ve bu döngü insan olan biteni unutana dek devam eder. Hatırladığın kadar varoluş gösterirsin bu dünyada. Değişimi en iyi fark eden insanlar en çok unutan insanlardır. "Artık farklı konuşuyorsun. Önceden sen..." şeklinde başlayan cümleler "Ben böyleydim... Artık..." şeklinde karşılık buluyorsa değişimin içine farkında olmadan dahil olmuşsunuz demektir. Bazı değişimlerin sırrı değişim sürecini nasıl algıladığınızla ilgilidir. Bir fikrin yerini başka bir fikir yada bir hissin yerini başka bir his alabilir. Bu değişimin temelinde bir maneviyatın yerini başka bir maneviyatın almasıdır, genellikle alışması ve kabul etmesi en çok zaman alan değişimdir. Değişimin en köklü ve zor olduğu zannedilen özelliği de maneviyatı yeniden inşa etmektir. Yıkımın yapımdan kolay olduğunu söylemekle kendimize yaptığımız her telkinin zihnimizde kabul edilebilir olmasının önüne geçiyoruz. Bu değişimin en önemli farkı bir maneviyatın yerine başka bir maneviyat geçmesi değil, ilk olarak maneviyatın hiçliğe ulaşmasıdır. "Sıfırdan tertemiz bir sayfa açmaya benzemez, karalanmış sayfanın kalan boşluklarında yeni bir resim çizmeye benzer. Kalemi kaldırmadan tek seferde çizilmeye çalışılan resimleri çizenler mükemmelliği hedeflerken kalem izi yolunu kaybediyor. Sayfa koparılıp atılırsa karalamadaki tüm hatalar unutulur. Karalamaların aralarındaki boşluklara çizilen muazzam resimleri ancak karalamalayı seven biri görebilir. Bu değişimin özü yeniliği eskiyi yok etmeden oluşturmakta saklı. Kalemin mürekkebini zamanla dolduranlar karalamayı silmekle uğraşırken kalemini sabırla dolduranlar boşlukları doldurmak için kalemin kapağını kapatır, karalamanın sonlanmasını izler ve yeni boşluklar keşfeder. Yavaşladıkça özümsüyor, anladıkça ilerliyoruz. Farklı yolların arasındaki ufak patikalar bizim için her zaman var olabilir. Biz yeni bir patikayı oluşturan mı olacağız yoksa yol üstünde bir patikayı bulmaya çalışan mı?

Fotoğraf: Mehmet Kaan İLDİZ

 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page