
Bos sokaklar...Kimse görmüyor belki ama anı dolu bu sokaklarda.Bir gün beraber yapılan zaman birlikteligi, bir gün zihnin hakimiyeti.Hava soguk aslında, kulaklarım soguktan kızarmaya baslıyor.Iç sesim ısıtıyor beni.Belki titriyorum soguktan ama üsümüyorum.Düsünceler korluyor iç sesimi.Mantıgım saf dısı kalıyor ve duyguların tesiri hatalara sürüklüyor.Seviyorum hataları hata olduklarını bile bile.
Bos bakıslar...Kimse görmüyor belki ama anı dolu bu bakıslarda. Bir gün beraber yapılan zaman birlikteligi, bir gün zihnin hakimiyeti.Gördüklerimi kimse görmüyor, duyduklarımı kimse duymuyor, hissettiklerimi kimse hissedemiyor.Düsünceler korluyor gördüklerimi, duyduklarımı, hissettiklerimi.Seviyorum bu hissi çaresizlik oldugunu bile bile.
Düşünceler...Kimse okuyamaz düsünceleri.Kimse insanları düsüncelerinden tanıyamaz aslında.İnsanlar düsündükçe farklı bir kimlige bürünür.Düsünmek olgunlasmak, büyümek kimi zamanda yüzlesmektir aslında.Yüzlesmek, olgunlasmak ve büyümektir aynı zamanda.Kimi zaman gecmisle kimi zaman simdiyle yüzlesmek büyütür insanı.
Mantık hataları...Eger isin içinde devrede olan bir duygu türü varsa mantık aramak, o si mantık yoluyla çözümlemek zaten mantıksız olandır.Duygular zihne hükmettigi gibi eylemlere de hükmeder.Eger duygularımızdan biri bizi yönlendirirse zaten mantık kendini soyutlar.Bu nedenle; Deger vermeyi bilmeli insan
Belki acı verir ama deger vermeli
Belki pisman eder ama deger verilmeli
Bazen bir kitaba konu
Bazen bir siire mısra
Bazen bir kadehe su katıp demlenmeli.