top of page

HER PİŞMANLIK BİR SONRAKİ İYİ'KİYE KADAR

KARDELEN YILDIRIM

Güneş ışınlarını çürüten çok katlı bina gölgelerinden nasiplenmiş ayaz bir sabahta yürüyor bir çift ayak.Sanki vapurdaymış gibi isli ve ıslak rüzgar saçlarının arasında dolanıp duruyor.Ona eşlik eden pek çok çift göz de var etrafta.Ah, ne kalabalık bir cuma, her zamanki gibi.Güneşi doğuranlar var sokakta.Sokak erkenci, sokak oldukça canlı.Dükkanını açanlarsa çoktan güneşle birlikte doğmuşlar bile.

Ayağı tökezliyor.Geçen gecenin hayal kırıklıklarına çarpmış olmalı.Hemen solda kocaman kusmuk yığını var.Hayır bu çok içenlerin değil, karşısındakine içindekileri söylemeye cesareti olmayanlar için içini dökmenin bir başka yolu, o kadar.

“Kader deyip geçme, yaşarsın acısını” yazılı duvarın önünden geçerken fark ediyor, yarım kalan cümleler var. Noktayı koymuş olmak yetmiyor bazen, kaçırdığını sandığın durağa hiç gelmemiş olabiliyorsun. Keşke demek de yetersiz kalıyor zaten, her pişmanlık bir sonraki iyi ki’ye kadar.

Yokuşları seviyor, üstelik yol üzerinde soluklanabileceği bir yer de var ise. Midesinin açlığını doyurmada aşina olduğu kokuya doğru dönüyor.Bu fırının simitleri bir harika, susamları dişlerin arasında kalmıyor. Bu çok önemli bir ayrıntı. Çünkü insanlar ağızlarına sinsi bir gülüş, çokça yalan sözcük, gizli bir hırıltı saklayabiliyorlar. Susamlar gerçek, kimileri keşke biraz susam olarak doğsaydı.

Geri dönüşü olmayan çıkmaz sokaktan yangın merdivenlerine tırmanıyor. Sönmekte olan sokak lambasından daha hızlı çıkıyor merdivenleri. Ne kadar hızlı olursa o kadar çok yaklaşacakmış gibi içsel tahliyelerine, aceleci değil sadece oldukça istekli.Terasta sözleşmiş gibi martılar karşılıyor onu.Simitleri alıp hemencecik parçalıyor.Minnetin ne olduğunu en iyi diğerlerine muhtaç olduğu halde karşılıksız iyilik yapılanlar bilir.Başları hafiften yana eğik, tüylerinin arasında yedi tepeyi arşınlayan kanatlar çok daha iyi bilir.Güneş tepeye yükseldikçe huzur çöküyor terasa hem de şehrin katlanarak artmaya başlayan tüm telaşına karşılık.Ellerini kaldırıyor, dokunmak istiyor, sıcaklık parmaklarının arasından yüzüne çarpıyor.Tam da şu an çok daha iyi anlıyor, geri dönüşü olmayan çıkmaz sokak zamanın ta kendisi…

Fotoğraf:Kardelen YILDIRIM

 

Bizi Takip Edin

©2018 by Ahtar Edebiyat

bottom of page