
İçinde bulunan hiçbir bitkiyi bilmediğiniz bir ormana gidin. Orada keyfinize bakın; gezin, manzarayı izleyin. Acıktınız, insanlık hali. Çevrenizde gördüğünüz bitkilerden birini tüketmeniz gerekiyor yoksa bir adım daha atamayacaksınız, yorgunluktan ölüyorsunuz. Bitkilerin görünümlerine baktınız: Sağdaki çok narin ve muazzam renklere sahip bir çiçek, ortadaki ısırgan otuna benzeyen baktığınızda içinizde herhangi bir his uyandırmayan "Ot işte" diyebileceğiniz bir bitki, soldaki ve gördüğünüz son bitki sarmaşığa benzer, bir ağacı çevrelemiş. Hayat tecrübelerinize başvuruyorsunuz, bakalım cebimizde neler var? Dış görünüşe aldanmamak, her şeyin göründüğü gibi olmaması... Evet birbirine ters düşüyor, sağım ortam sobe. Solunuzdaki sarmaşığa uzun uzun uzun baktınız; gökyüzüne kadar uzanan bir ağaç, onu köklerinden en yukarıdaki dalına kadar çevrelemiş sarmaşıklar. Yaşlı görünüyor bu ağaç, bizden üç tane gömmüştür. Bir hata yaparak yaşanmışlıklarınızı örnek alıyorsunuz ve yaşlı ağaca sarılı olan sarmaşıktan biraz koparıyorsunuz. Tadı eriğe benziyor, tatsız bir erik. Size bir zarar vermiyor, ormanda geçirdiğiniz süre boyunca ne zaman acıksanız bu ağacın yanına geliyorsunuz. Ağacın boyunuzun ulaşabileceği yerlerinde sarmaşık kalmıyor, tırmanıyorsunuz. Hayatta kalmak için mücadele etmeye devam ediyorsunuz, bir yanda yemediğiniz muazzam çiçeği izliyorsunuz, ısırgan otuna benzeyeni boşverin. Bamyayı da sevmem, anlam veremediğim bitkiler. Siz tırmanın, sarmaşık yedikçe tadına alışıyorsunuz. Tırmanmayı da öğrendiniz, yeşil bir hayat. Tırmandıkça manzaranız da güzelleşiyor. Memnunsunuz, yüzünüz gülüyor. Muazzam renkteki çiçeğe ne zaman yaklaşsanız, kokusunu burnunuza çekip sarmaşık yemeye devam ediyorsunuz. Diğerini boşverin. Siz devam edin. Alıştınız, farkına varmadınız. Şimdi en tepedesiniz. Ağaca tutunan son sarmaşığı elinizle koparıp ağzınıza atıyorsunuz. Siz sarmaşığın tadını çıkarırken, ağacın eğildiğini ve devrilmeye başladığını farkettiniz. Ağaç büyük bir gürültüyle devrildi. Kendinize gelmeniz uzun zaman aldı. Sizi çok bekledim, yaptıklarınızı uzun zamandır takip ediyorum. Bu ormanda ne işiniz vardı? Benim kulübem var, orada yaşıyorum. Farketmediniz mi? Hayır ben tahminlerimi söyledim. Günlerdir beslendiğiniz bu ağaç sarmaşığı olmadan yaşayamıyor, sarmaşık da bu ağaçsız. Sizin düşüncelerinizi tahmin edip aklımdan geçirirken bir yandan da sizin için endişelendim. Görüntüye aldanmadan çiçeği yada ısırgan otuna benzeyen bu otu yeseydiniz, sizi ben bile kurtaramazdım. Doğru olanı yaptınız, ama iki zehirin birbirine iyi geldiğini bilmiyordunuz efendim. Panzehirler zehirin etken maddesiyle anlaşabilen maddelerden üretir, kendi başlarına kullanıldıklarında panzehir de zararlıdır. Ağacın yaşam kaynağı, zehirini aldınız efendim. Doğa buna mutualizm diyor, insanlık pozitif çıkarcılık. Buyurun, size bir çay ikram edeyim, karşılıksız.
Fotoğraf: Mehmet Kaan İLDİZ